Amerikan üniversitelerine giriş, tek bir sınavın sonucuna değil, birçok faktöre bağlıdır. Bunlar şöyle sıralanabilir: Parasal yeterlilik, İngilizce bilgi düzeyi, akademik başarı durumu, bilgi ve yetenek testlerinin sonuçları, referans mektupları, diğer faktörler.

Parasal Yeterlilik

Amerika’da yüksek öğrenim paralıdır. ABD’de okuyabilmek için her şeyden önce okul ve geçim masraflarını karşılayabilmek gerekir.

İngilizce Bilgi Düzeyi

Yüksek öğrenimine ABD’ de devam etmek isteyen yabancı öğrencilerin Amerikan üniversitelerine girebilmeleri için temel şartlardan en önemlisi, dersleri bir Amerikalı öğrenci kadar anlayabilecek ve takip edebilecek ölçüde İngilizce bilmektir. ABD üniversitelerinde okumak isteyen yabancı öğrencilerin yeterli olup olmadıkları TOEFL İngilizce sınavı ile ölçülür.

Akademik Başarı Durumu

Bir öğrencinin herhangi bir Amerikan üniversitesine kabul edilebilmesi için daha önceki öğrenimi süresince başarılı olması gerekmektedir. Buna bağlı olarak, lisans öğrenimi için başvuran öğrenciden lise tahsili boyunca aldığı dersleri ve bunlardan aldığı notları (genellikle 2.00-4.00 arası istenir); yüksek lisans ve doktora için başvuran öğrenciden ise üniversitede aldığı dersleri ve notları (genellikle 3.00 ve üzeri istenir) gösterir ve resmi bir belge (transcript) istenir. Öğrencinin akademik başarı durumu, transcriptine ve ayrıca, eğer başvuru esnasında mezunsa, diploma veya çıkış belgesindeki mezuniyet derecesine göre değerlendirilir. Bu belgeler, öğrencinin mezun olduğu veya devam etmekte olduğu okuldan İngilizce olarak alınmalıdır. Eğer İngilizce olarak almak mümkün değilse, tercüme ettirip onaylatmak gerekir.

Öğrencinin ayrıca, mezun olduğu okulun müdüriyetinden, dekanlığından yada bölüm başkanlığından, sınıftaki diğer öğrencilere göre başarı sıralamasını ve yüzdesini(ranking) belirten, sözgelimi 43 kişilik sınıfta 3. olmuştur ya da “Sınıfın ilk %10′ undadır” gibi bir belge alması da transcriptin yorumunda kolaylık sağlar, yanlışlıkların önüne geçer.

Üniversitelerin bazıları saptamış oldukları asgari not ortalaması barajını katı bir şekilde uygularken, bazıları aksine bu hususta esneklik gösterebilir. Katı olmayan üniversiteler, tespit etmiş oldukları barajdan daha düşük not ortalamasına haiz öğrencileri de, genel yetenek ve bilgi testlerinde yüksek puan almaları, sınıf sıralamalarının ve referanslarının iyi olması durumunda kabul edebilirler.

Bilgi ve Yetenek Testleri

Amerika’ da yüksek öğrenim yapmayı planlayan öğrencilerden, öğrenim durumlarına ve başvurdukları programlara göre, aşağıda belirtilen sınavlardan bazılarına girmeleri istenebilir.

Test of English as a Foreign Language (TOEFL)

ABD’ deki üniversitelerin hemen hepsi, anadili İngilizce olmayan yabancı öğrencilerden, giriş şartı olarak, TOEFL İngilizce sınavında yeterli puan isterler. TOEFL, okuduğunu ve dinlediğini anlamayı, kelime ve deyim bilgisini ve İngilizce yi doğru kullanmayı ölçen çok seçmeli bir testtir.

TOEFL’ da puanlar 40-300 arasında dağılmaktadır. Akredite olan üniversitelerde öğrenim yapmak isteyen öğrencilerin üniversiteye göre değişmek üzere 173-250 arasında bir puan almaları gerekmektedir. Belli bir üniversitedeki değişik fakültelerin farklı kabul puanları olabilir. Genellikle, Community College’ lar 133-173, State University of…..’ lar 173-213, University of ……’lar 213-250, …..Institute of Technology ve Harvard, Yale gibi universiteler 250+ civarında bir TOEFL derecesi isterler.

Computer-based TOEFL sınavı bütün yıl boyunca dünya çapında yüzlerce değişik bölgede uygulanmaktadır. Türkiye’de ise İstanbul, Ankara ve İzmir’de verilmektedir. Dünyadaki bütün sınav merkezlerinin listesi için TOEFL Bilgi Kitapçığı’nından yararlanabilirsiniz.

Bu testlerle ilgili bir ayrı olay da test formlarının altında başvurulması planlanan okulların kodlarının not edilmesi olayıdır. Bu yapılırsa, testlerin sonuçları belli olur olmaz bu sonuçlar adı yazılı okullara resmen bildirilir. Bu yapılmadığı takdirde, sonuçlar belli olduğunda, sonuçların tekrar ayrı bir formla başvurulacak okullara bildirilmesi gerekir. Böyle olduğu takdirde TOEFL testinin sonucunun daha uzun bir sürede okullara gitmesi söz konusu olacaktır.

TWE (Test of Written English)

TWE (Test of Written English), 30 dakikalık bir komposizyon yazma sınavıdır. Bu sınav için TOEFL ücretine ek olarak bir ücret ödemenize gerek yoktur. Bu sınav 6 üzerinden notlandırılır ve TOEFL notunuzdan ayrı olarak bildirilir. Bazı okullar TOEFL ile birlikte TWE sınavına girmenizi de şart koşabilir. Başvurduğunuz okulun TWE sınavını istemesi halinde, her TOEFL tarihinde TWE verilmediği için, TOEFL’a gireceğiniz gün TWE’nin de veriliyor olmasına dikkat etmeniz gerekir. Unutmamanız gereken bir başka nokta da TOEFL’a girmeden sadece TWE sınavına giremeyeceğinizdir.

Scholastic Aptitude Test(SAT)

Amerikan üniversitelerinde lisans düzeyinde öğrenim yapabilmek için koşulan şartlardan bir tanesi de SAT genel yetenek ve bilgi testinden yeterli puan almaktır. Okulların çoğu, bu sınavın birinci kısmı olan SAT Reasoning Test; SAT 1′ i almalarını ister. Bu test, sayısal ve sözel olmak üzere iki bölümden meydana gelmiştir. Bu yönüyle ve zorluk derecesiyle, Türkiye’ de yapılmakta olan üniversite giriş sınavlarının ilk kısmı (ÖSS) ile benzerlik gösterir. Ancak bu sınavın Amerikalı öğrencilerden istendiği ve İngilizcesinin onların seviyesine göre olduğu unutulmamalıdır.

SAT’da en düşük puan 200, en yükseği ise 800′dür. Giriş için gerekli puan ise okuldan okula ve bölüme göre değişir.

SAT’nin genel yetenek ve bilgi testinden başka, Alan testleri(Subject Tests; SAT II) adı verilen testler de vardır. Bunlar fizik, matematik, biyoloji, kimya, tarih, edebiyat konularında veya yabancı dillerde olabilir. Üniversitelerin bir kısmı bu testlerden bazılarına da ayrıca girilmesini isteyebilirler.

Graduate Record Examination(GRE)

GRE, Amerikan üniversitelerinde mühendislik ve temel bilimler alanlarında yüksek lisans veya doktora yapmak üzere başvuruda bulunan öğrencilerden istenen bir testtir. Genel Yetenek ve mesleki olmak üzere iki kısımdan ibarettir.

Genel yetenek testi üç bölümden oluşur. Bunlar sözel, sayısal ve analitik bölümlerdir. Genel yetenek testinin bir örneği GRE bilgi ve başvuru formu ile birlikte temin edilebilir.

GRE meslek testi ise; bilgisayar bilimleri, biyoloji, ekonomi, matematik vb. sahalarında verilmektedir.

GRE’ de puanlar 200-800 arasında dağılır. Öğrencilerden giriş şartı olarak istenen puan üniversitelere ve bölümlere göre farklılıklar gösterir.

GRE’ nin önemli bir diğer özelliği, öğrenci hakkındaki bilgilerin Amerikan üniversitelerine iletilmesini sağlayan “Student Search Service” adlı hizmettir. Bundan yararlanmak için GRE başvuru formundaki ilgili yerleri doldurmak yeterlidir. Bunun sonucunda niteliklerinizi uygun gören üniversiteler sizinle temasa geçebilirler.

Graduate Management Admission Test(GMAT)

Amerika’ da iş idaresi, işletme sahasında ve bunun alt dallarında yüksek lisans veya doktora yapmak isteyen öğrencilerden istenen test şeklinde bir imtihandır. Amerikalı öğrencilerden de istenir. Bu bakımdan İngilizcesi TOEFL’dan çok daha ağırdır. GMAT’de puanlar 200-800 arasında dağılır. 460 ve üzeri yaklaşık üst %50′ye denk gelir. GMAT’den düşük puan alan kişinin, ders notları yüksek olsa bile, üniversite kabulü güçleşir. Genellikle okullar minimum 500 puan isterler.

Aynı GRE sınavında olduğu gibi, GMAT sınavının GMASS servisinden yararlandığınız takdirde, verdiğiniz bilgilere göre şahsen temasa geçebilir, bilgi ve müracaat formu gönderebilir.

MCAT

Amerika’daki tıp okullarının tamamına yakını başvuru esnasında MCAT sınav sonucunu zorunlu kılmaktadır. MCAT sınav sonucu Tıp okullarına başvuru sürecinde çok önemli bir rol oynamaktadır.

Referans Mektupları

Amerikan üniversitelerine müracaat da referans mektuplarının çok önemli ve ağırlıklı bir yeri vardır. Referans mektupları esas itibarı ile öğretmenleri veya işvereni tarafından yazılan ve öğrenciyi başvurduğu okula tavsiye eden yazılardır. Referans mektupları özellikle yabancı öğrencilerin kabulünde önemli bir rol oynayabilir. Çünkü Amerika’ da kayıt kabul ilgilileri diğer ülkelerin eğitim sistemini her zaman tam ve doğru olarak bilemediklerinden yanlış değerlendirme yapabilirler. Referans mektuplarıyla tereddütlü noktalara açıklık getirerek öğrenci aleyhine yanlış kararın önüne geçebilir.

Referans mektupları öğrencinin akademik, kişisel ve çalışma durumunu en iyi bilen öğretmenleri, işverenleri tarafından yazılması uygundur. Fakat Mevkileri itibariyle etkili olur düşüncesiyle bakanlardan, parlamento üyelerinden, generallerden, rektörlerden vs. referans mektubu almaya teşebbüs etmek yanlış olabilir. Çünkü bu tür kişilerin verecekleri referans, ancak öğrenciyi akademik yönden veya iş münasebeti ile tanıdıkları takdirde bir anlam taşır. Referansı yazan kişinin öğrencinin akademik başarı durumunu, çalışmalarını, plan ve hedeflerini tam olarak bilmeden yazacağı basmakalıp bir mektup herhangi bir kıymet taşımayacağı gibi, bazen olumsuz etki de bırakabilir.

Referans mektupları çok özenli ve açık, anlaşılır bir dille hazırlanmalıdır. Baştan savma ve belirsiz ifadeler kullanarak yazılmış referans mektupları yararlı olmak bir yana, çoğu zaman olumsuz bir izlenim bırakır. Referans mektupları gerçekçi ve inandırıcı olmalıdır. Mübalağaya kaçmamalı, bununla birlikte öğrenci hesabına gereksiz tevazudan da kaçınılmalıdır.

Referans mektubu veren kişi, öğrenciyi ne vesile ile ve ne zamandan beri tanıdığını(iki sene boyunca benden şu dersleri aldı, gibi) belirtmeli, öğrencinin akademik durumu, çalışmaları, sınıfta katkısı, diğer öğretmenler ve öğrencilerle ilişkisi ve etkileşimi gibi hususlarda bilgi vermelidir. “Sınıftaki en iyi üç öğrencimden biridir” veya “Sınıftaki öğrencilerin üst %10′ u içindedir” gibi karşılaştırmalı ifadeler kullanmalıdır. Meselâ, sınıfın birincisi olan öğrenci için hocasının bunu belirten bir referans vermesi Amerikan üniversitelerine girişte büyük önem taşıyacaktır. Ayrıca, referans veren kişi, öğrencinin ders dışı çalışmaları, kültürel faaliyetleri gibi konularda da bilgi sahibi ise bunları belirtmelidir.

Referans mektuplarındaki en mühim mesele “iyi” referans gösterebilmektir. Bunun için öğrenciler en fazla başarı gösterdikleri hocalardan referans almayı tercih etmelidirler. “Fena bir öğrenci sayılmaz; ” veya “Her ne kadar benden bir yıl ders aldıysa da kendisini pek tanımıyorum; umarım başarılı olur” türündeki referans mektupları öğrencinin aleyhinedir.

Üniversiteler her öğrenciden genellikle 2-3 referans mektubu isterler. Referans mektupları İngilizce olarak yazılmalıdır. Referansı veren kişinin İngilizcesi yeterli değil ise mektup İngilizceye tercüme edilmeli ve mümkün ise bu tercüme de referansı veren şahıs tarafından imzalanmalıdır. Ayrıca her kişinin referansı diğerinden farklı olmalıdır. Aynı metni aynı daktiloda yazarak ya da fotokopi ile çoğaltarak başka hocalara imzalattırıp bunları müracaatta bulunduğunuz üniversiteye göndermekten kaçınılmalıdır.

Öğrenci kendisini tanıyan kişilerce verilen mahiyeti yukarıda açıklanan yazılardan başka bilimsel, sportif, vb. sahalarda göstermiş olduğu başarıları belirten çeşitli belgelerin İngilizce çevirilerini de referans mektuplarına ek olarak gönderebilir. Örneğin; teşekkür belgeleri, ÖSS sınavında alınan yüksek bir derece, müsabakalarda kazanılmış derece ve ödüller olabilir.

Diğer Faktörler

Amerikan üniversitelerinde öğrencilerin, derslerden başka şeylerle de ilgilenmelerinin teşvik edildiği daha önceki bölümlerde bahsedilmişti. Buna bağlı olarak, derslerden başka hiçbir şeye ilgi göstermeyen öğrenciler, akademik yönden ne kadar başarılı olurlarsa olsunlar, üniversitelere kabulde zorlanabilirler. Bir başka değişle, öğrencinin açıklanan faktörlerin yanı sıra ikinci derecede önemli faktörler de vardır.

Bunların arasında, öğrencinin özel meraklarının ve uğraşlarının çeşitliliği, öğrencinin idealleri, hayatındaki hedefleri, yaşına göre tutarlı bir dünya görüşü, iş tecrübesi ve başarısı, bonservis (iş tecrübesi ve başarısı ile bonservis, yüksek lisans öğrenimi görmek isteyen öğrenciler için birincil faktöre dönüşür), öğrenim görmek istediği sahaya duyduğu ilgi ve motivasyonu, istenen bütün belgeleri eksiksiz olarak zamanında iletmek ve özenli, temiz bir başvuru formu sayılabilir.

Öğrencinin, Amerikan üniversitelerine kabulünde önemli rol oynayan bir diğer faktör, “Essay” adı verilen 200-500 kelimelik bir kompozisyondur. Üniversitelerin birçoğu kabul şartlarından biri olarak böyle bir kompozisyon isterler. Öğrenci, bu kompozisyonda hobileri, aktiviteleri, özel merakları, planları ve idealler hakkında çok ayrıntılı bilgi vermeli, kendisini en iyi şekilde tanıtmalı, neden o üniversitede ve seçtiği dalda okumak istediğini açıklamalıdır. Bazen de öğrenciden verilen birkaç konudan birini seçerek o konudaki görüşleri, düşüncelerini yazması istenir. Essay çok düzenli, özenli, temiz ve özgün olmalıdır.

Bunların yanı sıra, öğrenci, eğer sosyal, sportif ya da kültürel aktiviteleri varsa(basketbol takımında oynamak, müzik veya tiyatro kulübü üyesi olmak, vb) okuldan veya söz konusu derneklerden bunu belirten belgeler sağlanmalıdır. Bu tür faaliyetlere katılmak, kabul açısından büyük avantajlar sağlayabilir.

0 Yorum:


  •  yazmış:


Asağıdaki arama formunu kullanın

Arama formu sitenin tüm içerği içinde aradığınız kelimenin geçtiği sayfaları bulup listeler

Ya da

Direk bize sorun

ankara@west-edu.com
×